Ana Sayfa / Vocabulary / 8th Grade Vocabulary / 2019-2020 8. Sınıf İngilizce On the Phone 4. Ünite Kelimeleri 2

2019-2020 8. Sınıf İngilizce On the Phone 4. Ünite Kelimeleri 2

2019-2020 8. Sınıf İngilizce On the Phone 4. Ünite Kelimeleri 2 günceldir. Word dosyasını indirmek için Tıkla İndir.

 

VERBS

arrive: varmak

ask for a service: hizmet istemek

become more popular: daha popüler olmak

behave: davranmak

believe: inanmak

book flight ticket: uçak bileti almak

buy something online: internetten bir şeyler almak

call: aramak, çağırmak

change product: ürün değiştirmek

collect garbage: çöp toplamak

combine: birleştirmek

come first: birinci gelmek

come second: ikinci olmak

confirm: onaylamak

connect: bağlanmak

continue: devam etmek

cost: mal olmak

decide: karar vermek

donate clothes: kıyafet bağışlamak

engage in: meşgul olmak, ilgilenmek

find way: yolu bulmak

get angry with …: …’ya sinir olmak

get driving license: sürücü belgesi almak

get married: evlenmek

give medical care: tıbbi yardımda bulunmak

give tips: ipucu vermek

go on vacation: tatile gitmek

go on: devam etmek

graduate from university: üniversiteden mezun olmak

graduate: mezun olmak

guess: tahmin etmek

hang on: beklemek

have an exam: sınav olmak

have an operation: ameliyat olmak

have camp by the lake: göl kenarında kamp yapma

hold on: beklemek

hope: ummak

improve foreign language: yabancı dili geliştirmek

invent: icat etmek

keep in touch: irtibata geçmek

keep phone calls short: telefon konuşmalarını kısa tutmak

last: sürmek (zaman)

 

learn lyrics of songs: şarkı sözleri öğrenmek

leave: ayrılmak, çıkmak

make a complaint: şikayet etmek

make phone call: telefon görüşmesi yapmak

make reservation: rezervasyon yapmak

make sense: anlam ifade etmek, anlamı olmak

miss: kaçırmak, özlemek

order something to eat: yiyecek bir şeyler sipariş etmek

own: sahip olmak

phone: telefon etmek

practice lesson: ders çalışmak

put through: (telefonu) bağlamak

raise awareness: farkındalığı arttırmak

rank: sıraya koymak, derecelendirmek

reach: ulaşmak

repeat: tekrar etmek

return product: ürünü iade etmek

say: söylemek, demek

share ideas and opinions: düşünce ve fikirleri paylaşmak

share opinion: fikir paylaşmak

solve puzzle: yapboz yapmak

stay: kalmak

suppose: sanmak, zannetmek

survive: hayatta kalmak

take part: yer almak

take university exam: üniversite sınavına girmek

talk face to face: yüz yüze konuşmak

talk on the phone: telefonda konuşmak

tell … to…: .(..yapmasını) söylemek

text a message: mesaj yazmak

think: düşünmek

use social network: sosyal ağ sitelerini kullanmak

warn: uyarmak

work hard: sıkı çalışmak

write down: not almak

write letter: mektup yazmak

————————————————————-

NOUNS

application: uygulama

average call: ortalama arama

belonging: eşya, ait olma

best way: en iyi yol

bill: fatura

call center: çağrı merkezi

communication: iletişim

development: gelişim

disabled children: engelli çocuklar

distant places: uzak yerler

ease of technology: teknoloji rahatlığı,kolaylığı

educative game: eğitici oyun

face to face communication: yüz yüze iletişim

foreign language: yabancı dil

interaction: etkileşim

invention: icat

meeting: toplantı

messenger bird: haberci kuş

online communication: internetten iletişim

participant: katılımcı

people in need: ihtiyaçlı insanlar

percent: yüzde

previous generation: önceki  nesil

process: süreç

purpose: amaç

range: mesafe, menzil

real life experience: gerçek yaşam deneyimi

refugee: mülteci

result: sonuç

return ticket: gidiş-dönüş bileti

same age: aynı yaş

single ticket: gidiş bileti

smoke signals: duman sinyali

social network: sosyal ağ

something: bir şeyler

study: çalışma

survey: araştırma, anket

technological development: teknolojik gelişim

tool: araç

war: savaş

weather: hava

————————————————————-

ADJECTIVES

angry: kızgın

another: başka bir

available: müsait, uygun

different: farklı

each other: birbirine

here: burada, buraya

interesting: ilginç

old fashioned: modası geçmiş

other: diğer

probably: muhtemelen

sad: üzgün

scared: korkmuş

surprised: şaşırmış

typically: tipik, genellikle

urgent: acil

worried: endişeli

————————————————————-

IMPORTANT EXPRESSIONS

according to: -e göre

aged 13 to 17: 13-17 yaş arası kişiler

alright: peki, tamam

at least: en azından

Can I leave a message: mesaj bırakabilir miyim?

Can I speak to …?: …ile görüşebilir miyim?

Can you repeat?: tekrar eder misiniz?

can you say slowly: yavaş söyleyebilir misiniz?

Can you tell him to call me?: ona beni aramasını söyler misiniz?

certainly: kesinlikle

especially: özellikle

for a long time: uzun süre

hang on / hold on: hatta kalın

I beg your pardon: efendim!

I believe: inanıyorum ki …

I guess: tahminimce …

I hope: umarım …

I suppose: sanıyorum ki …

I think: bence …

I’ll get him/her: ona veriyorum (telefonu)

I’m sure: eminim ki …

It is / This is John: ben John

in 10 minutes: 10 dk. içinde

in my thirties: otuzlu yaşlarımda

John speaking/calling: ben John

less than: -den daha az

more than: -den daha çok

one third: 3’te 1’i

primarily: öncelikle

say it again please: tekrar söyler misiniz

two third: 3’te 2’si

what about you: peki ya sen

when I turn 18: 18 yaşıma girdiğimde

would you like to leave a message: mesaj bırakmak ister misiniz?