Ana Sayfa / Genel / 240 Irregular Verbs and Their Meanings

240 Irregular Verbs and Their Meanings

240 Irregular Verbs and Their Meanings     günceldir. Word dosyasını indirmek için          Tıkla İndir.

 

arise ortaya çıkmak arose arisen
awake uyanmak, uyandırmak awoke awoken
be olmak was/were been
bear taşımak, aklında olmak bore born/borne
beat vurmak, dövmek beat beaten/beat
become olmak became become
befall (kötü bir şey) olmak befell befallen
begin başlamak, başlatmak began begun
behold farkına varmak, görmek beheld beheld
bend eğmek, eğilmek, bükmek bent bent
beset dört bir yandan saldırmak beset beset
bet bahse girmek bet bet
bid dilemek, buyurmak bid bid
bind bağlamak, yarayı sarmak bound bound
bite ısırmak, sokmak bit bitten/bit
bleed kanamak, içi sızlamak bled bled
blow esmek, üflemek blew blown
break kırmak, kırılmak broke broken
breed yavrulamak, neden olmak bred bred
bring getirmek, neden olmak brought brought
broadcast yayınlamak, yaymak broadcast broadcast
browbeat gözünü korkutmak browbeat browbeat
build inşa etmek, geliştirmek built built
burn yanmak, yakmak burnt burnt
burst patlamak, patlatmak burst burst
buy satın almak bought bought
cast fırlatmak cast cast
catch tutmak,yakalamak,yetişmek caught caught
choose seçmek, karar vermek chose chosen
cling yapışmak, sıkı sıkı tutmak clung clung
come gelmek came come
cost mal olmak, etmek cost cost
creep sürünmek crept crept
cut kesmek, kısmak cut cut
deal dağıtmak, playlaştırmak dealt dealt
dig kazmak, anlamak dug dug
dive (suya) dalmak dove dived
do yapmak, etmek did done
draw resim çizmek, berabere bitirmek drew drawn
dream rüya görmek, düşlemek dreamt dreamt
drink içmek drank drunk
drive taşıt sürmek, yürütmek drove driven
dwell oturmak, ikmat etmek dwelt dwelt
eat yemek yemek ate eaten
fall düşmek, azalmak, yenilmek fell fallen
feed beslemek fed fed
feel hissetmek, duymak felt felt
fight savaşmak, dövüşmek fought fought
find bulmak found found
fit (giysi) uymak fit fit
flee kaçmak fled fled
fling fırlatıp atmak, savurmak flung flung
fly uçmak, uçurmak flew flown
forbid yasaklamak forbade forbidden
forecast tahmin etmek forecast forecast
forego birşyden önce gelmek forewent foregone
foresee önceden görmek foresaw foreseen
foretell önceden haber vermek foretold foretold
forget unutmak forgot forgotten
forgive bağışlamak forgave forgiven
forsake bırakmak, vazgeçmek forsook forsaken
freeze donmak, dondurmak froze frozen
frostbite soğuktan yanmak (soğuk ısırması) frostbit frostbitten
Present Past Past participle
overthrow (hükümet) devirmek, yıkmak overthrew overthrown
partake katılmak, paylaşmak partook partaken
pay ödemek paid paid
plead yalvarmak, dilemek pled pled
pre-set önceden ayarlamak pre-set pre-set
proofread yanlış bulup düzeltmek için okumak proofread proofread
prove kanıtlamak proved proven
put koymak, yerleştirmek put put
quit bırakıp gitmek quit quit
read okumak read read
rebind yeniden ciltlemek rebound rebound
rebuild yeniden inşa etmek rebuilt rebuilt
recast yeniden kalıba dökmek recast recast
redo yeniden yapmak redid redone
re-lay yeniden yaymak re-laid re-laid
remake yeniden yapmak remade remade
repay (para) geri vermek, ödemek repaid repaid
rerun tekrar göstermek, tekrar koşmak reran rerun
resell tekrar satmak, satmak resold resold
reset yeniden ayarlamak reset reset
rethink tekrar düşünmek rethought rethought
rewind geri sarmak rewound rewound
rewrite yeniden yazmak rewrote rewritten
rid den kurtarmak, temizlemek rid rid
ride binmek(at, bisiklet) rode ridden
ring (zil vb) çalmak rang rung
rise doğmak, yükselmek rose risen
run koşmak ran run
saw testereyle kesmek sawed sawn
say demek, söylemek said said
see görmek, kavramak saw seen
seek aramak, araştırmak sought sought
sell satmak sold sold
send göndermek sent sent
set hazırlamak, kurmak set set
sew dikiş dikmek sewed sewn
shake sallamak, sallanmak shook shaken
shave tıraş olmak, tıraş etmek shaved shaven
shear makasla kesmek sheared shorn
shed dökmek, saçmak, akıtmak shed shed
shine parlamak shone shone
shit dışkılamak shit shit
shoot ateş etmek, vurmak shot shot
show göstermek showed shown
shrink çekmek, büzülmek shrank shrunk
shut kapamak shut shut
sing şarkı söylemek, ötmek sang sung
sink batmak, batırmak sank sunk
sit oturmak sat sat
slay katletmek slew slain
sleep uyumak slept slept
slide kaymak, kaydırmak slid slid
sling atmak, fırlatmak slung slung
slit yarmak slit slit
smell koklamak, kokmak smelt smelt
smite vurmak smote smitten
sow (tohum) ekmek sowed sown
speak konuşmak spoke spoken
speed hızla gitmek sped sped
spell harf harf söylemek spelt spelt
spend harcamak, geçirmek spent spent
spill dökmek, dökülmek spilt spilt
spin hızla dönmek spun spun