Ana Sayfa / Genel / 18 Mart Çanakkale Zaferi

18 Mart Çanakkale Zaferi

18 Mart Çanakkale Zaferi günceldir. Word dosyasını indirmek için Tıkla İndir.

 

BURAK(1.söz):

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.

 

ÇİLEM(2.söz):

Yıl 1915 İtilaf Devletleri donanması Çanakkale boğazını geçmek için saldırdı. Bir sabah vahşice daldılar sularımıza demirden çelikten gemileri ölüm kusan silahları topları tüfekleri yedi düvelden askerleri vardı.Çanakkale boğazını geçerek İstanbula varmak namlularını payitahtın kalbine sokmak hançer gibi sonrada her şeyimize çöreklenmekti niyetleri…  Aslında bu saldırının asıl iç yüzü daha önce Osmanlı topraklarını paylaşmak için  yapılan gizli anlaşmaların uygulamaya konulması idi. Fakat ağır kayıplar verince, Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarıp kara muhaberelerini başlattılar.

ÖMER(3)

Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!…

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir!

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir!…

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir!…

 

CANSEL ÇAKMAK(4)

Hey on beşli on beşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler geliyor
Kızların gözü yaşlı

Aslan yarim kız senin adın hediye
Ben dolandım sen de dolan gel beriye
Fistan aldım endazesi on yediye

SERAP(5):

Düşman  Gelmiş dayanmış Çanakkaleye ha!

Oğul;

Sen giderken,

Ardından baktığım oğul,

Seni gözledim,

Doğduğundan beri yaptığım gibi,

Seni izledim,

Yüzüne çarparsa yel, yüreğim ürperir oğul,

Ayağına taş değerse, bağrım yanar oğul,

Kıyamadım gülü ellemene,

Dikeni vardır diye,

Canımdan can, kanımdan kan oğul,

Ama,

Bugün git oğul,

Yoluna git,

şu islam toprağını gavur alacaksa,

Ezanların susacaksa,

El kemendini boynuna atacaksa,

Çiğnenecekse şehit atanın mezarı,

Git oğul,

Git…

Bilesin ki Resûl önündedir.

Bilesin ki melekler ardındadır.

Bilesin ki dualarım semadadır.

Bilesin ki yolun Allah’adır.

Düşte gördüm oğul,

Bize artık vuslat,

Mahşerden sonrayadır.

 

HAKAN(6)

Garip anam, oğlun sana kurban olsun.Senin gibi anaların büyüttüğü bu evlatlar ölür ama bir karış toprağı vermez düşmana.Gönlün rahat olsun ana,evladın sana layık olacak. Ver elini öpeyim.

 

BURAK(7)

Kötü bir gün geldi.

Susuversi mehter

Susuverdi davullar,susuverdi Türk’ün susmaz hürriyeti

Bozuluverdi dirlik ve düzen,bozuluverdi birlik,

Gölgemize sığınmış uluslar ters döndü.

Dayandı vatanın bağrına hançer

Ve ağlıyordu Türk, ağlıyordu kader…

 

ÇİLEM(8)

Yıldırım olduk yağdık düşman mevzilerine,

Teslim etmedik canım toprakları düşman eline,

Bir yanda Yemen,bir yanda Tuna,

Biryanda Akdeniz bir yanda Karadeniz,

Bir yanda Çanakkale…

 

 

HAKAN(9)

Bir ayağım Balkanlarda kaldı,bir kolum Trablusgarpta

Arap çöllerinde yandım

Çanakkale dedim son gücümle Çanakkale…

 

ÇİLEM(10)

Kalk yiğidim yine dağ başını duman aldı.

Parçalandı bir kıtanın toprakları

Aslan payını aslan olmayan aldı.

Kalk yiğidim yine dağ başını duman aldı.

 

HALİL İBRAHİM(11)

Egeden Marmara’dan Zeybekler,

Ankara’dan Seymenler,

Erzurum’dan Dadaşlar,

Kınalı Kuzular

Osmanlının dört bir yanından akın etmişlerdi Çanakkaleye

Gönülden

 

 

 

 

 

 

 

 

CANSEL ÇAKMAK(12)

Ateş çevresinde uçuşan pervaneler gibiydiler

Uğradılar ceylanlar gibi yağlı kurşunlara

Sivaslı,Malatyalı anaların çocuklarıydılar.

Onlar ki bütün Anadoluydular

Her bir evden bir yiğit destanlaştı

Çanakkalede onbinlerce şehidin kim bilir kaç tanesi sırasını ,

kitap ve defterlerini okulunu bırakıp cepheye koşmuştu

Yüreklerden fidan kopmuştu.

 

NURTEN ŞEN(13)

Eledim eledim höllük eledim
Aynalı beşikte yavrum  bebek beledim
Büyüttüm besledim asker eyledim
Gitti de gelmedi yavrum buna ne çare
Yaktı ciğerimi canan buna ne çare

Bir Güzel Simâdır Aklımı Alan,
Aşkın Sevdasını Canan Sineme Saran.
Bizi Kınamasın Ehl-i Dil Olan.
Gitti De Gelmedi Canan Buna Ne Çare,
Yandı Ciğerim De Canan Buna Ne Çare.

 

İFTAR ŞEN(14)

Çanakkale bir ölüm kalım savaşıydı.

Ülkenin her köşesinden dağ başlarından kopup gelen gençlerin

Ana kuzularının aslana dönüştüğü yerin adıydı Çanakkale

Her kınalı kuzu bir kahramandı,bir destandı.

Yozgatlı Hasan da onlardan biriydi.

Annesi saçlarını kınalayıp göndermişti cepheye.Kumandanı Hasanın saçlarını kınalı görünce yanına çağırır.Oğlum bir erkek saçlarını hiç kınalar mı?Hasan bir cevap veremez Çünkü sebebini kendide bilmez.Hemen  annesine göndermek için bir mektup yazar.

Anacığım kardeşlerimi askere gönderirken başına kına yakma kumandanım sordu cevap veremedim.Onlar da  cevap veremeyip mahcup olmasınlar

Mektubu alan annesi ana sıcaklığını yansıtan bir cevap yollar ona

Ey oğlum gözümün nuru Hasanım kumandanına söyle biz  kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederiz kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa bende seni öyle kınaladım sen dört kardeşin arasında vatan için seçilmiş kurbansın sen İsmailsin.Hasan cephede şehit olur.Arkadaşları cebinde annesinden gelen mektubu bulurlar.Komutanına kınanın sebebini söylememiştir.Ama not düşmüştür mektubun sonuna

 

 

HAKAN(15)

Anam yakmış kınayı aday diye

Ben de kurban doğmuşum

Anamdan Allaha son bir hediye

Komutanım ben İsmail doğmuşum.

 

 

 

 

Hilal(16)

Neden ağlıyorsun Çanakkale?
Gölgende mi saklandı düşman
Yoksa mavi denizine mi sızdı gemiler!
Neden ağlıyorsun Çanakkale..
Biliyorum dönmedi Mehmet’ler
Yoksa yamacında mı vuruldu bu şanlı şehitler
Tarihler seni yazdı Çanakkale; yağmur gibi yağarken üstüne mermiler
Sevenler mi ayrıldı batarken tek tek gemiler
Yetim mi kaldı yoksa bebeler
Söyle neden ağlıyorsun Çanakkale

Bombalar mı patladı masmavi gökyüzünde
Kaç bin hayal söndü bir gece de
Şehitler yatar senin gölgende
Söyle neden ağlıyorsun neden Çanakkale….”

 

 

ÖMER(17)

Bizler savaşta dahi düşmana dürüst davranmış merhamet göstermiş,

Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum diyerek vatan için ne kadar kararlı olduğunu gösteren bir kumandanın emrini yerine getirmek için ölüme koşanların torunlarıyız.

 

 

 

 

 

KORO(18)

Hastane Önünde İncir Ağacı (Annem Ağacı)
Doktor Bulamadı Bana İlâcı (Annem İlâcı)
Baş Tabip Geliyor Zehirden Acı (Annem Vay Acı)

Garip Kaldım Yüreğime Derdoldu (Annem Derdoldu)
Ellerin Vatanı Bana Yurdoldu (Annem Yurdoldu)

Mezarımı Kazın Bayıra Düze (Annem Vay Düze)
Yönünü Çevirin Sıladan Yüze (Annem Vay Yüze)
Benden Selâm Söylen Sevdiğimize (Sevdiğimize)

Başına Koysun Karalar Bağlasın (Annem Bağlasın)
Gurbet Elde Kaldım Diye Ağlasın (Annem Ağlasın)

 

SERAP(19)

Ey  Çanakkale, ey şehit şehir sende yağmurlar ne güzeldir sende yağmurlar bir başkadır

Hüzün hüzün sessiz sessiz yağan yağmur şehit oğullarına ağlamayan anaların göz yaşıdır.

 

HALİL İBRAHİM(20)

Şehitler tepesi boş değil şiiri

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzğar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Destanını yapmış,kasideye kanmış.
Bir el ki; ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

 

 

 

 

AYŞENUR ŞEN(21)

Çanakkale şehitler toprağı,

Son savaşta vatanın iki yüz elli bini koynundadır.

Gencecik fidanların dalı yaprağı

Sana destanlar gerek tarihin görmediği

Ey Çanakkale Ey Türkiyem sonsuza kadar  Türk yurdu olarak kalacaksın.

 

 

 

BURAK ER(22)

Bu vatan kimin?

Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir…

Tutuşup: kül olan ocaklarından,
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır…

Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır…

İleri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir…

 

 

CANSEL ÇAKMAK(23)

Asım’ın nesli…diyordum ya…nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

 

 

 

AYŞENUR ŞEN(24)

Bugün rahat döşeklerimiz korkusuz uykularımız varsa

Evlatlarımızın yüzüne utanmadan bakabiliyorsak

Güneş hergün yeni bir umutla doğuyorsa ufkumuzdan

Ve gece korkulu nefeslerle bölünmüyorsa uykumuz

Diyeti Çanakkalede peşin ödendiği içindir

Dedeler torunlarına miras olarak altın gümüş değil

Ama sinesinden çıkarılan  kahpe kurşunu bıraktığı içindir

Millet ülkesinin son kalesi Çanakkaleyi korumak için erkekçe mücadele etti.

Kahpeliğe kaçmadan yiğitçe yüreğiyle,bileğiyle savaştı

Savaşırken cesareti, ateşkes anlarında da merhameti ile

kendilerini önceleri küçümseyen hasımlarının bile kalplerini fethettiler.

 

 

 

 

 

 

KORO(25)

 

Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

26.

Nice hürriyet sevdalısı vatan için seve seve şehit oldu ve türküler yakıldı Çanakkale üstüne Türkün zaferi onurlu bir ezgi oldu ulusun dudaklarında.

 

KORO(27)

 

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğime eyvah

Çanakkale içinde bir dolu testi
Anneler babalar ümidi kesti
Of gençliğime eyvah

www.ingilizcekampus.com